|
Bulgaristan'ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde yaşayan
Tatarlar, Kırım Türkleri'nin milli liderleri Mustafa Abdülcemil
Kırımoğlu'nun 60. doğum günü dolayısıyla küçük bir toplantı
düzenlediler. Toplantı Kırım Tatar Milli Marşı "Ant Etkenmen" ile
başladı. Ardından 18 Mayıs 1944 Kırım Sürgünü şehitleri için saygı
duruşu yapıldı.
Kırımoğlu'nun aşağıda olan biyografisi okundu.Ardından konu ile ilgili
sohbet yapıldı. Ahmet Doğan ile Mustafa Cemilev
arasındaki benzerlikler ve farklılıklar üzerinde duruldu. Bu liderlerin
yaşadıkları ülkelerin demokrasilerine katkıları vurgulandı. Sohbetten
sonra TRT yapımı "Kırım Belgeseli" videodan izlendi. Son olarak milli
yemekler çiğbörek, köbete, sarburma ve cantık yendi. Yemek esnasında
Dobruca'da yapılacak olan eğitim ve kültür faaliyetlerine yönelik
fikirler tartışıldı. Özellikle Bulgaristan ile Kırım arasında
kurulabilecek köprüler üzerinde duruldu.
Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu'nun Biyografisi:
13 Kasım 1943 yılında Bozköy'de doğdu. Babası Abdülcemil ve annesi
Mahfure, talin döneminde Sudak'ın Ayserez köyünden "Kulak", yani zengin
aile çocukları oldukları gerekçesiyle Urallar'a sürüldü. II.Dünya Savaşı
esnasında gizlice Kırım'a dönen aile Kırım'ın çöl bölgesindeki (Kırım'ın
kuzeyde kalan ovalık bölüme verilen ad) Bozköy'e yerleşti. Ağabeyleri
Hanefi ve Hasan, ablaları Şevkiye ve Vasfiye ile birlikte henüz altı
aylık bir bebekken 18 Mayıs 1944'de, bütün Kırım Tatarları gibi
Kırım'dan sürgün edildi. Yanlarında anneleri vardı. Babası sürgünden iki
gün önce diğer Kırım
Tatar erkekleri gibi muhtemel bir direnişe karşı tutuklanarak tecrit
edilmişti. Aile Özbekistan'ın Andican bölgesine sürgün edildi. Çocukluğu
burada bir köyde geçen Kırımoğlu, 1955 yılında Taşkent yakınlarında bir
kasabaya yerleştiler. 1959 yılında Rus dilinde orta öğretimini tamamladı
ve Taşkent üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümüne girmek için
müracaat etti. Ancak "Kırım Tatarlarını, yani Sovyetlere sadık olmayan
bir milletin mensuplarını bu fakülteye almıyoruz" diyerek reddedilmesi
üzerine bir fabrikaya işçi olarak girdi. 1961 yılında arkadaşlarıyla
birlikte "Kırım Tatar Millî Gençlik Teşkilatı"nı kurdular. Bir kaç hafta
sonra teşkilatın liderleri tutuklandı, Kırımoğlu işten çıkarıldı. 1962
yılında Taşkent Ziraat Mekanizasyon ve Sulama Enstitüsü'ne yazıldı. Ama
üç yıl sonra KGB'nin isteği üzerine "Milliyetçi,
Komünist Parti ve Sovyet Devleti aleyhine propaganda yapmak ve yazdığı,
Kırım'da XIII-XVII. Yüzyıllarda Türk Medeniyeti adlı makalesini enstitü
talebeleri arasında dağıtmakla" suçlanarak okuldan atıldı.
Enstitüden atıldıktan sonra askere çağırıldı. "Benim milletimi yok
sayan, tanımayan bir devlete askerlik yapmam" diyerek Kızıl Ordu'da
askerlik yapmayı reddedince tutuklandı ve 1,5 yıl hapse mahkum edildi.
1968 yılında Sovyetler Birliği'nin Çekoslavakya'yı işgalini protesto
eden Moskova'daki bir grup aydın arasında o da vardı. Bunun üzerine
Sovyet
Devleti aleyhine faaliyette bulunmak, Kırım Tatarlarının vaziyeti ve
onların hakları hakkında mektuplar ve makaleler yazarak Sovyetler
Birliği'nin millî siyasetini lekelemekle suçlanarak 1969 yılında
yakalandı ve tutuklandı. Aynı
suçlamalarla, Moskova'da yaşayan yahudi şairi İlya Gabay ve II. Dünya
Savaşı'nın ünlü generallerinden Piyotr Grigorenko da tutuklanarak
Taşkent'e getirildi. Ancak Grigorenko'nun davası onlarınkinden ayrıldı
ve akıl hastanesine kapatıldı. Böylelikle bu Kızıl Ordu'nun ünlü
generali, yalnızca Kırım Tatarlarının haklarını savunduğu için 5 yılını
tımarhanede geçirdi.
Kırımoğlu ve İlya Gabay 3'er yıl hapis cezasına mahkum edildiler.
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu 1974 yılında üçüncü defa tutuklandı ve 1
yıl müddetle Sibirya'da ağır şartlı çalışma kampına sürgün edildi.
Cezasının bitimine üç gün kala kamp arkadaşlarına ve akrabalarına
yazdığı mektuplarla Sovyet Devleti'ne karşı propaganda yapmak ve iftira
etmek gibi
suçlamalar ile hakkında yeni bir dava açıldı. Bunun üzerine açlık
grevine başladı. Açlık grevi 303 gün sürdü. Açlık grevi boyunca zorla ve
darp altında beslendi. Ünlü fizikçi Andrey Saharov, General Piyotr
Grigorenko gibi Sovyet aydınları ve insan hakları savunucuları onun
serbest bırakılmasını talep etmeleri ve bu maksatla Birleşmiş
Milletler'e, Dünya Kamuoyu'na İslam Dünyası'na, İnsan Hakları
kuruluşlarına yazdıkları müracaatlar, mektuplar ile Kırımoğlu'nun adı ve
Kırım Tatarlarının meselesi Dünya Kamuoyuna, bu meyanda Türkiye
Kamuoyuna duyuruldu. O yıllarda Türkiye'de Mustafa Cemiloğlu olarak
tanınan ve halkı tarafında verdiği mücadele dolayısıyla Kırımoğlu olarak
anılan bu ünlü insan hakları
savunucusunun hapishanede öldüğüne dair haberler çıkınca, Türkiye'de pek
çok yürüyüşler, toplantılar, protestolar ve açlık grevleri yapılmıştı.
Sovyet Makamları onun yaptığı açlık grevine ve Dünya Kamuoyunun
tepkisine aldırmadan onu Sibirya'daki Omsk şehrinde yargıladılar ve 2,5
yıl ağır şartlı çalışma kampı cezasına mahkum ettiler. Muhakemesine ne
akrabalarını ne de onu savunmak üzere Omsk şehrine gelen Andrey Saharov
ve eşi Yelena Bonner'i almadılar. "Halka açık" yargılamada dinleyiciler
sırasını KGB ve İçişleri Bakanlığı mensupları doldurmuştu. Kırımoğlu
cezasını çekmek üzere
Çin sınırındaki Primoraki Çalışma Kampına gönderildi. Ceza müddetini
tamamladıktan sonra Taşkent şehrine getirildi. Şehri
terketmesi, Akşam 20.00 sabah 06.00 saatleri arasında evden çıkması,
halkla toplu bulunabileceği yerlere (kahvehaneler, çay salonları,
tiyatro, pazar yerleri vb.) gitmesi yasaklandı ve her hafta karakola
gitme mecburiyeti
getirilerek açık nezaret altına alındı. Bir yıl sonra açık nezaret
şartlarını ihlâl ettiği gerekçesiyle beşinci defa tutuklandı..
Taşkent'deki muhakemesine, Andrey Saharov'u, diğer arkadaşlarını ve
akrabalarını almadılar. Kapalı yargılama sonucunda 4 yıl Yakutistan'daki
Zıryanka Kasabasına sürgün edildi. Yakutistan'dan döndükten sonra,
ailesiyle birlikte yerleşmek maksadıyla Kırım'a geldi. Üç gün sonra
cebren Özbekistan'a götürüldü. Yangiyul kasabasında yaşamaya başladı.
1983 yılı kasım ayında altıncı defa tutuklandı. Taşkent'deki yargılama
sonucunda üç yıl ağır şartlı çalışma kampına gönderildi. Artık
geleneksel olan öncekilerle benzer suçlamalarla, yani Sovyet Devleti'nin
iç ve dış siyasetine iftira etmek, antisovyet olmak, Kızılordu'nun
Afganistan'ı işgalini kınayan bir bildiriyi, Andrey Saharov ve bir kaç
aydınla birlikte
neşretmekle suçlandı. Ayrıca 1983 yılında Krasnodar bölgesinde vefat
eden babasının naaşını yasak olmasına rağmen Kırım'a gömmeye teşebbüs
etmek; bu esnada polisle ve askerle çıkan çatışmalara önderlik etmek
gibi ek suçları
vardı. Magadan şehri yakınlarındaki kampta ceza müddetinin
tamamlanmasına az bir zaman kala Kırımoğlu aleyhine yeni bir dava
açıldı. 1986 yılı sonunda Magadan'da yargılandı ve üç yıl hapse mahkum
edildi. Ancak yargılandığı haberinin alınmasıyla, Türkiye'de ve ABD'inde
serbest bırakılmasına yönelik başlatılan yoğun kampanyalar ve Rejkyavik
şehrinde yapılan ilk Gorbaçov-Reagan zirvesinde, Reagan'ın ön şart
olarak aralarında Kırımoğlu'nun da bulunduğu hapisteki 5 insan hakları
savunucusunun serbest bırakılmasını talep etmesi sonucunda şartlı olarak
serbest bırakıldı. Siyasî faliyetlerde bulunduğu takdirde, 3 yıllık
hapis cezasını tamamlamak üzere tutuklanacaktı. Kırımoğlu hapisten
çıkınca, Kırım Tatar Millî Hareketi'nin Teşebbüs grupları mensuplarıyla
görüşerek milli faaliyetlerini sürdürdü. Arkadaşlarıyla birlikte, 1987
yılında Kızıl Meydan'da Sovyet tarihinde benzeri hiç görülmemiş Kırım
Tatar gösterilerini organize etti. Bu gösteriler, gerek
Sovyetler Birliği'nde gerekse Hür Dünya'da büyük yankı yarattı ve
dikkatleri Kırım Tatar meselesine çevirdi. Kırım Türklerine Kırım'ın
yolunu açtı. Kırımoğlu 1989 yılı Mayıs ayında Taşkent'te toplanan Kırım
Tatar Millî Hareketi Teşebbüs Grupları Genel toplantısında kurulan Kırım
Tatar Milli Hareketi Teşkilatı başkanlığına seçildi. Bu Teşkilatın
öncülüğünde 1991 yılında, SSCB'nin Kırım Tatarlarının yaşadığı her
yerinde yaptıkları seçimler sonucunda II.Kırım Tatar Millî Kurultayı 26
Haziran 1991'de Akmescit'de toplandı. Bu Kurultay'ın seçtiği ve Kırım
Türklerini temsile yetkili en üst organ olan Kırım Tatar Milli Meclisi
Başkanlığına seçildi.Kasım 2001'de toplanan IV. Millî Kurultay'da
seçilen Meclis'in başkanlığına yeniden seçilen Mustafa Abdülcemil
Kırımoğlu, evli ve üç çocuk babasıdır. Bahçesaray'da yaşamaktadır.
|