KÜLTÜR MİRASIMIZIN KORUNMASI GEREKLİDİR
Balkanlarda etnik çeşitlilik , bölgenin
zengin bir kültür mirasına sahip olması ile
sonuçlanmıştır. 1990 'larda başlayan parçalanmalar
ve yıkıcı çatışmalar sonrasında bu miras bir hayli
zarar görmüştür. Daha öncesinde baskıcı rejimlerin
uygulamaları da bazı azınlık kültürlerini yok
olmanın eşiğine getirmiştir. Sonrasında yaşanan
silahlı çatışmalar, insan hayatına olduğu kadar
insan hayatının ayrılmaz bir parçası olan kültürlere
de büyük hasarlar vermiştir.
Yaşlı ve köklü bir medeniyet tarihine sahip
olan Avrupa kıtası üzerinde binlerce yıldır pek çok
kültür egemen oldukları topraklara bıraktıkları
eserlerle , kıtanın değişmez mozaiğini oluşturdu .
Bu mozaik üzerindeki değişik kültürlerin desenleri
yıllar geçtikçe ayrılmaz birer parça haline geldi.
Etnik çeşitlilik Avrupa kıtasının gurur duyması
gereken bir özelliktir.
Her ne kadar bu desenleri oluşturan
kültürlerin birbirlerinden farklı oldukları ve
beraber olamayacakları düşünülse ve savunulsa da ,
aslında hepsi iç içe geçmiş bir dokumayı
oluşturuyor. Bu dokumanın içinden , Türk kültürünün
ayrıştırılması , ipliklerin bir süre sonra
onarılamayacak şekilde sökülmesine neden olacaktır.
Mostar'daki köprü, Saray Bosna'daki bir han
yada Bulgaristan'daki bir caminin bölgede yaşayan
diğer etnik kültürler ile birlikteliği yüzlerce yılı
bulmaktadır. Bu eserler üzerinde inşa edildikleri
toprakların bir parçası olmuştur. Onlara saygı
göstermek ve koruma altına almak , hangi etnik
topluluktan olursa olsun bölgenin ortak tarihine
gösterilecek bir saygının ifadesi olacaktır.
Örnek olarak ,Bulgaristanda bulunan Balçik
Şehrindeki Camiinin alt katı yapılış amacı dışında
içkili restoran olarak kullanılmaktadır. Bir diğer
örnekte , Bulgaristan'ın Filibe kentindeki Taşköprü
Camii , bar ve restaurant olarak İtalyanlar
tarafından işletilmektedir . Taşköprü Camii ,
yüzlerce yıl içinde ibadet edilmiş , bölgede yaşayan
insanların inançlarına barınak olmuştur. Söz konusu
eserlerin inşaa ediliş amacı dışında kullanılması
bölge halkı için , hergün sızlayan bir yara gibidir.
Bugün bar olarak kullanılan bu camiye gerekli
saygının iadesi gerekmektedir. Bu camii ,bizim
dünyamızın hızla yok olan , diğer bir deyişle de
hızla yok edilen bir tarihi mirasımızın bir
parçasıdır. Bugün başlatacağımız kampanyamızın da
simgesi olacaktır. Bu tür örnekler çoğaltılabilir.
Bunun yanında , Balkanlarda yıkılan, yakılan , yok
edilen ve maddi imkansızlıklar yüzünden onarılamayan
yada yerel ve merkezi idareler tarafından
onarılmasına müsaade edilmediği için , gün geçtikçe
yok olma sürecini yaşayan kültürel
mirasımız mevcuttur. Bunların aslına uygun korunması
ve kullanılması gerekmektedir.
Bu hususta bu eserlerin bulunduğu
yerlerdeki yerel birimlerin , kültürel mirası
oluşturan tarihi eserlere sahip çıkması , başta
UNESCO' nun ve Uluslar arası örgütlerinde bu olaya
hassasiyet göstermesi ve gereğini yapması için
göreve davet ediyoruz.
Bundan başka Ülkemizdeki kurum ve
kuruluşları da bu konulara , daha duyarlı davranmaya
davet ediyoruz. Bizler Bal Göç olarak
vatandaşlarımızın yapacakları yardımları ilgili
kurum ve kuruluşlara duyurma görevi yanında
yapılacak yardımları bizzat yerine ulaştıracak ve
büyükelçilik ve balkanlardaki vakıf yöneticileriyle
işbirliği yaparak kampanyanın takipçisi olacağız.
Bu nedenle bugün başlattığımız kampanya ile
ilgili olarak hayırsever vatandaşlarımızın, kurum ve
kuruluşlarımızın kampanyamıza destek vermesini
istiyoruz. Bu konuda bize destek verecek olanlar
için Finansbank Bursa Şubesinde bu kampanya için
hesaplar açılmıştır. Bize vereceğiniz maddi ve
manevi destekler için şimdiden hepinize teşekkür
ediyoruz.
Doç. Dr. Emin Balkan
Bal
göç Genel Başkanı
Finansbank Bursa Şb.si
TL.Hesabı 11657539
EU.Hesabı 11295272
|