

Değerli Sanatçımızın kitabını ve kasetini
alıp,programlarını dinleyerek kendisine destek
olalım. |
Kendi Ağzından..
Fahriye GÜNEY
1953 yılında
Bulgaristan’ ın Kırcaali şehrinin, Gabaağaç (
Velişane ) köyünde dünyaya geldim. Annem Hazel,
babam Mustafa ve altı kardeşten üçüncüsüyüm. Kendimi
bildim bileli “Macır” sülalesi derler bize.
Kökenimiz ise Konya-Karaman’ a dayanır. Hala
kimlerdensin diye soranlara Gabaağaç’ ta Macırın
Mustafa’ nın kızıyım diye cevap veririm.
Şiir yazmaya, Mandolin (
Saz ) çalıp söylemeye ailemin teşviki ile çok küçük
yaşımda başladım. 1967 yılında sevgili hocam Niyazi
Hüseyin Bahtiyar’ ın yardımlarıyla şiirlerim “ Yeni
Hayat “ gazetesinin “ Esintiler “ şiir köşesinde
yayınlanmaya başlandı. Daha sonra kırcaali’ de
Gimnaziya da okurken şiir ve makale yazılarım
yayınlanmaya devam etti. Bir hususu kesin belirtmek
istiyorum.. orada dergi veya gazetelerde şiir
yayınlanması, biz oradaki ezilen Türkler için çok
mühim idi. Bizlerin ellerinden tutan Niyazi Hüseyin’
e, Mehmet Kocamustafa’ ya, Neşe Pavlov’ a ve emeği
geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcudur.
1977’ de Türkiye’ ye
Göçmen geldik. Bursa’ ya yerleştik. Kendimi bildim
bileli hep “ Türkiyecilik “ diye diye yaşadık biz ve
hep bu yüzden göç edilip sürgünler yedik. Geldik
Anavatanın toprağını bayrağını öptük. Türkiyemizin
huyunu suyunu kavrayıncaya kadar türlü türlü
mücadeleler verdik. Daraltılan hayatımızla
yaşantılara uymaya gayret ettik. Küçültülen
hayatımızın ürkütülen hayatlarını aşmaya çalıştık ha
bire. Zahmetli, meşakatli hayatı, yürüyen insanlara
çelmeler taktırmadan, yolları aşmaya çalıştık.. Ama
fırtınalı, sarsıntılı yaşamlarımızla birlikte
hayatla irtibatımızı hiç kesmedik.
1982 yılında Bursa’ da
Güzellik Uzmanlığı yanı sıra Butikçilik ve “Çevre”
dergisinde Ahmet Nihat Orcan, Mehmet Okur, Mustafa
Tanıtan ve diğer arkadaşlarla yazılarımıza devam
ettik. O sıralar Emniyet Müdürümüz olan sayın Lütfü
Tomuş’ a Çevre dergisine bulunduğu yardımlardan
dolayı teşekkürlerimizi bir borç biliriz.
Kendimi bildim bileli
yüreğim hep sanat sesiyle yüklü dolu oldu. Sanata
hasretim için hep bir şeyler yapmaya gayret ettim
durdum. Tırnaklarımla kazıdığım yerlere soyunup
dökülmemek, dost post edinmemek uğruna yalnız kadın
yükümlülüğünü taşıyarak giremedim bir türlü. Atmaya
hazır bir mızrak gibiyken, fırtınaya direnen halatı
kopmuş bir tekneye benzetilmek istenildim hep ama
ben zorluklarla boğuşurken en son da bir Rumeli bir
Osman torunu olarak seçkin Anonim Rumeli Türküleri
kaseti hazırladık Bursa’ daki İpek Grubu ile
beraber. Kasette yer alan parçalar; Göçmen güzeli,
Sırma Yelek, Gidene bak gidene, Arzu ile kamber,
Yalı kenarında, Lofçalı, Osman Ağa, Deryalar, Drama
Köprüsü, Arda Boyları, Pakizem, Alan Çayırları,
Muradiye (Üsküp Köprüsü), Payduşka dır.
|