BGF Basın Açıklaması

 
  
 

Değerli Basın Mensupları,

14.02.2014 Cuma günü Bulgaristan Müslümanlarına yönelik yapılan Filibe’deki Cuma Camii’ne saldırı ve Karlovo Belediyesi’nde kabul edilen “sözde Bulgar soykırımı deklarasyonu” nedeniyle Federasyonumuz basın açıklaması yapılma gereğini duymuştur.

Karlıova (Karlovo) İlçe Belediyesi’nde kabul edilen sözde Bulgar soykırımı deklarasyonunda Balkan Savaşları’nda Osmanlı Devleti’nin Bulgarları katlettiği, bu sebeple Türkiye’nin özür dilemesi gerektiğine ilişkin kabul edilen bildiri, Bulgaristan Parlamentosu, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ülkedeki diğer ilçe belediyelerin onaylaması için gönderilmiştir. Bu konuda, Türkiye Cumhuriyeti Filibe Başkonsolosluğu gerekli açıklamayı yapmış ve bunun iptal edilmesini talep etmiştir.

Karlıova Belediyesi’nin kabul ettiği deklarasyon, yapılmayanın yapılmış olarak gösterilmesi, tarihi gerçekleri saptırmak, Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşları arasında kin ve nefret tohumları ekmek olduğu gibi dost ve komşu iki ülke ilişkilerine ciddi bir zarar vermekten başka bir davranış değildir.

Yapılan hoşgörüsüzlük ve saygısızlık sadece bununla kalmamış, 14.02.2014 tarihinde Müslümanların mübarek günü olan Cuma günü, 3.000 civarında ırkçı Bulgar grup tarafından Filibe’deki Cuma Camii’ne taşlar, şişeler ve sis bombası atılarak saldırılmıştır.

Bu saldırılar Cami’de maddi hasara neden olurken, Bulgaristan da ortaya çıkan bu ırkçı atmosfer Müslümanlarda manevi tahribata yol açmış ve huzursuzluk yaratmıştır. Söz konusu kalabalık, Cami’ye saldırmadan önce, Bulgaristan Müslümanlarına ait vakıf mallarına ilişkin davanın görüldüğü mahkeme önünde gösteri düzenlemiş, Türk aleyhtarı sloganlar attıktan sonra Filibe Başkonsolosluğumuza yürümüştür.

Belirtmek gerekir ki Müslümanlar başkasına ait olan malları değil, komünizm döneminde gasp edilen kendilerine ait malları hukuk yoluyla talep etmektedirler. Mahkemenin de dünkü duruşmadan sonra bir ay içinde karar vereceğini açıklaması bir o kadar düşündürücüdür. Umuyoruz ki tarihi Karlovo Kurşunlu Camiinin iadesi kararı “adaleti temsil eden mahkeme” tarafından geçte olsa tarihi gerçekler göz önünde bulundurularak tesis edilecektir.

Güvenlik kuvvetlerinin engellemeleri can kaybının yaşanmasını engellese de bu saldırılar Bulgaristan’daki etnik barışı ve hoşgörü ortamını dinamitlemektedir. Provokasyon kokan bu saldırıların en çok Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan’a zarar verdiğini düşünmeyenler, unutmamalıdır ki yüzyıllardır o topraklarda ülkelerinin birer sadık vatandaşı gibi yaşayan ve üreten Türk ve Müslümanlar o ülkede demokrasinin en önemli güvencesi ve teminatı olmuşlardır.

Umuyoruz ki, başta Bulgaristan Cumhurbaşkanı Sayın Rosen Plevneliev, Bulgaristan Parlamentosu, Bulgaristan Hristiyan Din Adamlarının ve sağ duyulu Bulgaristan insanlarının bu çirkin saldırıya sesiz kalmayarak toplumsal barış, hoşgörü ve adaletin sağlanması konusunda taraf olacaklardır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözünü kendilerine rehber edinmiş bir Sivil Toplum Örgütü olarak bizler dün olduğu gibi bugünde daha büyük bir gayret içinde başta Balkan ülkeleri insanlarının ülkemiz insanları ile dostluğu ve her alanda işbirliğinin artırılması konusunda çalışmaktayız.

Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (B.G.F.) olarak yapılan saldırıları kınıyor, Federasyonumuzun Balkan Türklerinin ve Müslümanların anayasal haklarının savunulması konusunda her zaman taraf olduğunu tekrar vurgulamak istiyoruz.

Kamuoyuna ve soydaşlarımıza önemle duyurulur.

Doç. Dr. Yüksel ÖZKAN
Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu
Genel Başkan

 

 

Facebook'ta Paylaşın
 
  


"Büyük ve köklü, ulu bir ağacın dallarıyız"

 

Bal-Göç web sitesi tasarımı ve güncelleme : Erdinç Kahraman